Ana Sayfa Politika Sosyal 25 Haziran 2020 277 Görüntüleme

“Karamollaoğlu’ndan Kaftancıoğlu’na verilen cezaya tepki”

“Karamollaoğlu’ndan Kaftancıoğlu’na verilen cezaya tepki”

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 7 yıl önceki tweetlerinden dolayı verilen cezayı da değerlendiren Karamollaoğlu, ”7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu an da iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz” dedi.

Karamollaoğlu’nun basın açıklaması şöyle:

KAFTANCIOĞLU’NA VERİLEN CEZAYA TEPKİ

”Canan Kaftancıoğlu’nun 7-8 yıl evvel attığı tweetlerden dolayı verilen ceza onandı. Garip durumlar var burada birinci gariplik tarih tam 23 Haziran’a denk geldi, özelliği ne mahalli seçimlerde İstanbul’u iktidar partisinin büyük bir rakamla kaybetmiş olması. Sanki bunun rövanşı alınıyor gibi. Ama daha da garip olanı şu 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu an da iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz.

”İKTİDAR BAKANLARI YAPINCA SUÇ DEĞİL, CHP’Lİ BİRİ YAPINCA MI SUÇ?”

Çıkarsınlar bütün tweetleri. Övgüler yağdırdılar, iktidar bakanları övgüler yağdırdılar “hasret kaldık ne zaman geleceksin” dediler. Bunlar suç değil ama CHP’li birisinin attığı tweet onun ağır bir ceza almasına vesile oluyor. Birazcık gerçeklerle yüzleşin. Özellikle hakimlere savcılara sesleniyorum. İktidar partisinin mensuplarının attığı tweetler ne olacak? Onlar masum çünkü zemzem suyu ile yıkanmışlar.

”SEL FELAKETİ, RANTA KURBAN EDİLEN DOĞANIN BİR SONUCUDUR”

Muhterem arkadaşlar, kıymetli basın mensupları… Bu hafta Bursa’da ve İstanbul’da hepimizi derinden üzen bir sel felaketi ile karşı karşıya kaldık. Ne yazık ki can kayıplarımız var, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum.  Yağmur Allah’ın bizlere bir bereketi fakat onu felakete dönüştüren insanların rant hırsı! Bu sel felaketi çarpık yapılaşma, beton anlayışı ve ranta kurban edilen doğanın bir sonucudur.  Bursa ve İstanbul tarihi dokusu ve kentleşmesi ile dünyaya örnek olabilecek şehirlerken bugün betona kurban edilmiş, estetiği bozulmuş şehirler haline getirildiler. Sonuç ne yazık ki apaçık ortada! ”

2.5 MİLYON ÖĞRENCİNİN PSİKOLOJİSİNİ ALTÜST ETTİLER”

Kıymetli arkadaşlar… Korona salgın süreci ne yazık ki hayatımızı pek çok alanda etkiledi. Bu etkilerin en başında atılan bir takım yanlış adımlar sebebiyle de gençlerimizin geleceğinin belirlendiği sınavlar gelmekte.  Bu hafta sonu 2.5 milyon gencimiz YKS’ye girecek. Ben öncelikle bu sınavlara girecek bütün öğrencilerimize başarılar diliyorum. Ancak sınav tarihlerinin öğrencilerin psikolojik durumlarını dikkate almadan değiştirilmesi, ne yazık ki öğrencilerimizin psikolojisini etkiledi. Kendi torunlarımdan biliyorum bu süreçten etkilendiler tıpkı bütün gençler gibi. Burada acelecilikten kaynaklanan bir hata var. İktidarın bundan sonra alacağı kararlarda oluşturacağı menfi etkiyi dikkate alması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Acele ile alınan kararlar pişmanlığa sebep olur! Burada gençlere seslenmek istiyorum; Bu sınavın gelecekleri için önemli bir gün olduğunu unutmamalarını karşılaştıkları zorlukları itidalle karşılamaları gerektiğini, olumsuzluklardan psikolojik olarak çıkmalarını tavsiye ediyorum. Allah hepinize zihin açıklığı versin. ‘

‘ADALET HERKESE LAZIM, ENGELLEMEYİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Muhterem arkadaşlar bildiğiniz üzere gündemin önemli konularından birisi de pazartesi günü vuku bulan savunma yürüyüşünde yaşananlardı. Avukatların yürüyüş hakkı ne yazık ki polis zoru ile engellendi. Ardından ise dün avukatların Ankara’ya girişine izin verildi. Bakınız adalet herkese lazım, yürüyüş hakkı anayasal bir haktır. Bunun engellenmesi doğru değildi. Bugün iktidarda bulunanlarda yarın muhalefete düşerlerse yürüyüş yapmaya ihtiyaç duyabilirler. Avukatlara yeşil pasaport vereceğiz diyen iktidarın aynı avukatları Ankara’ya sokmamaya çalışması ise siyasi bir çelişkidir. Bu iktidar artık yürüyüşe dahi tahammül edemez bir hale geldi! Burada çoklu baro tartışmalarına da değinmek istiyorum. Biz bu tartışmaları doğru bulmuyoruz. Burada bir kamplaşma meydana gelecekse, yandaş baro karşıt baro gibi durumlar ortaya çıkacaksa bizim bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada meydana gelir. Bizim ülke olarak en çok sıkıntı çektiğimiz konuların başında kamplaşma geliyor. Bunun hiç değilse hukukta olmaması icap eder.

“BAROLAR İÇERİSİNDE DE BİR TAKIM KANUNİ DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR”

Barolar içerisinde de bir takım kanuni düzenlemelere ihtiyaç var mı? Evet, bunun var olduğu kanaatindeyiz. Baro içerisinde farklı görüşte bulunan kesimlerin temsilcilerinin de bulunacağı bir düzenleme yapılmalı. Varsa bir çekişme kendi içlerinde meydana gelir ama bu bütün adalet mekanizmasına yansımaz.

KARAMOLLAOĞLU’NDAN ERDOĞAN’A: ”İSLAM EKONOMİSİ” DİYORSAN İSRAFTAN VAZGEÇECEKSİN!

Muhterem arkadaşlar…

Bu iktidar zihin karışıklığı da yaşıyor.  Hakikaten iktidar en hafif tabirle ciddi bir kafa karışıklığı yaşıyor bir zamanlar “faiz dünya gerçeğidir diyenler şimdi İslam Ekonomisine geçmemiz gerek” diyor. Biz de soruyoruz bu nasıl olacak tabiri caizse bu ne perhiz ne lahana turşusu demekten kendimizi alamıyoruz. İktidarın durumu trajik komik bir görüntü veriyor. Fakat bu iktidar daha dün salgın sürecinde bu milleti faizli kredilere mahkum etti. Türkiye’de bu yıl 920 bin kişi ilk defa hayatında ihtiyaç kredisi kullandı. Bu şartlarda çıkıp İslam Ekonomisine geçmemiz lazım demenin mantığı nerede? Bir şeyin başına İslam kelimesini ekleyince o İslam olmaz… Çok açık söylüyorum; Müslüman yalan söyleyemez. Müslüman zalim olamaz. Müslüman yolsuzluk yapamaz, rüşvet alıp veremez. Müslüman şeffaf olur, gerçekleri söyler. Müslüman karşısındakine ne yapılıyorsa kendisine de yapılmasını kabul eder. İslam ekonomisi diyorsan israftan vazgeçeceksin. Yolsuzluk ve rüşvetin kökünü kazıyacaksın. Kamu malına sahip çıkacaksınız. Adil olacaksınız şeffaf ve hesap verebilir bir konumda kendinizi tutacaksınız. İslam ekonomisi diyorsan faizci politikalardan vazgeçeceksin.  Soruyorum 2019 da ne kadar Faiz ödediniz? 2020 de ne kadar ödeyeceksiniz? 18 yıllık iktidarınızda 1 trilyon 400 milyar lira faize para ödendi. Ben sizlere söyleyeyim; bu iktidar geçen yıl günde 247 milyon lira saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi. 2020 yılı için ödenecek faiz miktarı ise 140 milyar lira olması bekleniyor.

Yurt Gazetesihttps://www.yurtgazetesi.com.tr/politika/karamollaoglu-ndan-kaftancioglu-na-verilen-cezaya-tepki-h157294.html

 

41