Ana Sayfa Tarih Felsefe 12 Ocak 2020 652 Görüntüleme

Roma’nın Kadın gladyatörleri Gladiatrixler:

Roma’nın Kadın gladyatörleri  Gladiatrixler:

Kadın gladyatörler uzun yıllar sadece efsane olarak kabul edildi. Yine de, on yıllar süren araştırmalar nihayet varlıklarını ve Antik Roma gladyatör savaşlarındaki önemlerini doğrulanmasını mümkün kıldı. Kadın gladyatörler çoğunlukla ‘Amazonlar’ olarak isimlendirildi.

Roma’da insanlar Colleseum gibi arenalarda savaştıklarını görmeyi seviyorlardı ve onların doğudaki efsanevi Amazonların örnekleri olduklarına inanılıyordu.

Antik rölyefler, kadın gladyatörleri erkek gladyatörlerle aynı şekilde giyinmiş ve silahlanmış olarak tasvir etseler de, belirgin farklılıklar var. Hepsinden önce, kadın gladyatörler miğfer yada tunik giymezlerdi. Tunik yerine sadece peştamâl giyerlerdi.

Ayrıca gladius adı verilen bir kılıç, kol ve alt bacak koruyucuları ve vücut kalkanı kullandılar. Çoğu kadın gladyatör için miğferin kullanılmaması ilginç olabilir. Miğfer kullanmayan birkaç erkek gladyatör var, ancak kadınlarda, kullanmamasının farklı bir nedeni var gibi gözüküyor. Miğfer kullanmayan kadınlar genellikle kadınsı saç stillerini, savaşçıların açık bir göstergesi olarak sergilediler.

Gösterilerde kadın gladyatörlerin kullanımı, gerileme ve şatafatla yakından ilişkiliydi. Cassius Dio’nun (M.S 155-235) metinleri gibi yazılı kayıtlar ve Juvenal’in yazınları ( MS 1.yy-2.yy) kadın gladyatörlerinin seyrek olması nedeniyle kadın dövüşlerinin çok bol olduğu yönündedir. Gladyatör kadınlar aynı zamanda Roma elitleri için seksüel objeler olarak da kullanıldı. Gladatrix’ler zengin elitlerin şımarıklığının da temsilcisiydiler. Savaşan kadınlar, asillerin özel partilerinin de önemli bir parçasıydılar ve bazı zamanlar evlere konukları eğlendirmeleri için çağırılırlardı.

Erkek ve kadın gladyatörler arasındaki temel fark, kadınların ilk başta köle olmamalarıydı. Daha sonraki dönemlerde köle kadınların arenalarda savaşmış olması muhtemeldir; fakat başlangıçta Gladiatrix’ler macera arayan özgür kadınlardı.

Genellikle savaşmaktan hoşlanan, eğlencenin, bir sporun bir formu olarak ya da toplumda özel bir rol bulmak için bir yol olduğuna inanan zengin Romalı kadınlardı. Tacitus’a (MS 56-117) göre, asil erkekler tarafından neredeyse hiç izlenmezlerdi, fakat aynı zamanda dövüşleri son derece popülerdi. Bununla birlikte, senatörlerin gladiatrix’leri amfi tiyatroda izlemek için rezil olmayı göze aldıkları da söylenir.

Bu kadınlar para kazanmak için savaşmıyordu; zaten zenginlerdi.Bu nedenle, ilgi, heyecan ve şöhret aramakta oldukları ileri sürülmüştür. Bu hedeflere ulaşmak için ihtiyaç duydukları tek şey kavgayı düzenleyen bir kişiden özel izin almaktı.

Tarihi kaynaklarda Gladiatrix hikayeleri

Kadın gladyatörler, muhtemelen ilk kez imparator Nero döneminde ortaya çıktılar. Romalı tarihçi Cassius Dio, Nero’nun annesine övgü olarak düzenlenen gladyatör savaşları festivalini tasvir etmişti.

“Nero, annesinin onuruna muhteşem ve pahalı bir festival düzenledi; etkinlikler birkaç gün boyunca çeşitli tiyatrolarda devam etti. Başka bir sergi, daha utanç verici ve daha şaşırtıcıydı. Sadece kadınlar da erkekler gibi at binmiyordu, aynı zamanda senato üyeleri orkestrada, sirkte ve av tiyatrosunda, aynı saygı duyulmayan alt sınıflar gibi, icracı olarak görüldü; at sürdüler, vahşi canavarları öldürdüler ve gladyatör olarak savaştılar, bazıları kendi istekleriyle, bazıları da zorlamayla.”

Nero (M.S 54-68) dışında diğer Roma imparatorları da Gladiatrix’leri evlerine, partilere ve büyük arenalardaki diğer kutlamalara davet etmekten hoşlanıyorlardı. Kadın savaşçılara dair kayıtlar, imparator Domitian’ın MS. 81-96 arasındaki hükümdarlığı döneminde de görülmektedir. Cassius Dio’nun Domitian hakkındaki metinlerinde olduğu gibi:

“Çoğunlukla geceleri de oyun düzenlerdi ve bazen cüceler ve kadınları birbiriyle dövüştürürdü.”

Septimus Severus da aynı zamanda MS. 200’de arenalarda tartışmaları azaltmak amacıyla kadın dövüşlerini yasaklamasına kadar kadın gladyatörleri kabul etmiştir. İmparatora göre, buradaki temel amaç, gladyatör dövüşlerinin asil kadınlar arasında alt sınıf davranışlarını geliştiren şovlar haline getirilmesini önlemekti. Bu bakış açısı aynı zamanda, MS. 399’da gladyatörlüğün sonlandırılmasına karar veren imparator Honorius için de geçerliydi. Gladyatörler arasındaki son dövüş 1 Ocak 202,MS.’de Roma’da gerçekleşmiştir. Alıntı

43