Ana Sayfa Doğa Çevre Hayvan, Kültür Sanat, Tarih Felsefe 10 Eylül 2019 143 Görüntüleme

“12.000 Yıllık Dünyanın İlk Tapınağı Urfa’daki Göbeklitepe”

“12.000 Yıllık Dünyanın İlk Tapınağı Urfa’daki Göbeklitepe”

Bir dağın sırtı üzerinde yer alan Göbeklitepe, deniz seviyesinden 762 metre yüksekliktedir. Şanlıurfa’nın yaklaşık 15 kilometre kuzeybatısındaki, Göbeklitepe ‘de nefes kesen kalıntılar bulundu.

Savak Yıldız adlı eski bir çoban, 1994 Ekim’indeki kalıntılar üzerinde dolaşırken, bu kazara antik yerleşim yerini buldu. Söylenene göre, Savak Yıldız yerde çıkıntılı bir şey gördü ve gizemli nesneyi açığa çıkarmak için üstündeki tozu fırçalarken, dikdörtgen şeklinde büyük bir taşla karşılaştı. Binlerce yıl önce inşa edilmiş ve uzun süredir kayıp bir antik yerleşim yerinin var olduğunu çok az kişi biliyordu.

Daha sonra o yıl, haber Deutsches Archäologisches Enstitüsü ‘nden arkeologKlaus Schmidt’a ulaştı ve yerleşim yerini kontrol ettiğinde ise, Neolitik kökenli olduğunu fark etti.

Bazı bilim insanları Göbeklitepe ‘nin keşfinin yüzyılın keşfi olduğunu söyledi. Şimdilerde ise, bu antik yerleşim yerinin yaklaşık 12.000 yaşında olduğunu, bilinmeyen bir halk tarafından inşa edildiğini ve büyük olasılıkla kendi mimarları tarafından bilerek toprağa gömüldüğü söyleniyor.

Arkeolojik çalışmalar, antik yerleşim yerinin, uzun zamandan beri uygarlığın beşiği olarak kabul edilen Mezopotamya ‘daki Bereketli Hilal’den yaklaşık 7.000 yıl daha eski olduğunu göstermiştir.

Gizemli bir halk tarafından 12,00 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik tapınak.

Göbeklitepe ‘nin yaşı, bilim camiası için büyük önem taşıyor.
Arkeologlar, Göbeklitepe ‘nin, Stonehenge ve Büyük Giza Piramidi ‘nden birkaç bin yıl daha yaşlı olduğunu söylüyorlar.

Göbeklitepe ’nin önemi hakkında bir fikir edinmek için, İncil geleneğine bir göz atarsak, dünyamız milattan önce 4000 yılında var olduğunu, ancak burada 12.000 yıldan daha önce inşa edilmiş bir anıtın var olduğunu görüyoruz.

Bu yapı, yalnızca 12.000 yıl önce gelişmiş medeniyetlerin dünya üzerinde var olduğu gerçeğini değil, aynı zamanda da bu halkın etkileyici yapılar inşa edebildiklerini de kanıtlıyor.

Ayrıca, belki de daha da akıl almaz olan şey ise, 20 yılı aşkın kazı ve çalışmadan sonra, antik yerleşim yerini keşfeden arkeologların tekli taş kesme aletini kurtarmada başarısız olmasıdır.

Bu, 12.000 yaşında, olağanüstü derecede büyük, 19 metre uzunluğundaki harika bir biçimde yontulmuş sütunları nasıl yaptıklarını ve bunu yapıyı inşa edebilmek için hangi aletlerin kullanıldığını bulamamak insanı hayrete düşürüyor.

Göbeklitepe’nin mimarları taştan bir sanat eseri yarattı. Yerleşim yerinde, normalde o bölgeye özgü olmayan armadillolar, yaban domuzu ve kaz gibi canlıların tasvirlerini bulabiliriz.

Asıl ilginç olan şey ise, birçok İncil âliminin Nuh ‘un gemisinin dinlenme yeri olduğuna inandığı yerin, Göbeklitepe ‘ye 500 kilometreden daha az bir mesafede bulunmasıdır. Bu nedenle Göbeklitepe ‘nin, hayvan tasvirleri, yerli hayvan nüfusunun antropolojik kökeninden farklı olabileceği bölgenin tarihinde bir aralık açmaktadır.

Göbeklitepe ‘yi kim inşa etti?
Onlarca yıl süren keşiflere rağmen, bu arkeolojik alan ve mimarları hakkında çok az şey öğrendik. Hala ilerleme kaydedilmesine rağmen “Göbeklitepe’yi kim inşa etti, hangi amaç için, bugüne kadar nasıl korunmuştur?” gibi en önemli soruların cevaplarını hala bilmiyoruz.

Araştırmacılar, Göbeklitepe ‘nin, mimarların tüm alanın iyice gömüldüğünden emin olmaları için kumun altına “dikkatle” yerleştirildiğini belirtti. Fakat mimarlar neden bu kadar inanılmaz bir yapıyı gömdüler?

Savunmak için mi?

Muhafaza etmek için mi?

Neden antik insanlar bu devasa yapıları dünya çapında inşa ettiler?

Tasarımsal olarak aynı değilseler bile, birçoğu birbirine benzerdir.

Aralarında bir bağlantı var mı?

Göbeklitepe, insan toplumlarının evriminde önemli bir döneme dair anlayışımızı derinden değiştirebileceğinden dolayı, çok önemli arkeolojik bir keşif olarak kabul edilir. Stanford Üniversitesi ‘nden Ian Hodder“ Göbeklitepe her şeyi değiştirdi” dedi.

Johannesburg ‘daki Witwatersrand Üniversitesi ‘nde arkeoloji profesörü olan David Lewis-Williams, “Göbeklitepe, dünyanın en önemli arkeolojik alanıdır” dedi.

Şu anda, arkeoloji ve tarih öncesi alanlarında cevap verildiğinden çok daha fazla soruyu ortaya koyuyor.

Böylesine büyük ve karmaşık bir yapıyı inşa etmek, büyütmek ve sürdürmek için yetebilen bu gücün, tarım toplumlardan önceki toplumlarda nasıl taşındığı,nasıl ödüllendirildiğini veya nasıl beslendiğini bilmiyoruz.

Piktogramları okuyamamamız ve aslan ve ayıdan, kuş ve böceklere kadar tasvir edilen hayvan kabartmalarının yerleşim yerine gelen ziyaretçiler için ne anlama geldiğini bilmiyor olmamız bir açıklama yapmamızı zorunlu hale getirir.

Göbeklitepe ‘de başka bir şey mi var?

Bu kalıntıların dünya dışı varlıklarla bir bağlantısı olabilir mi?

Göbeklitepe “Gökyüzü Tanrıları” gökten baktıklarında hayran kalacakları bir şekilde mi inşa edildi? Yoksa eski insanlık tarihinde önemli bir olayı anmak için Göbeklitepe mi inşa edildi?

Kaynak: https://www.ancient-code.com/12000-years-ago-a-mysterious-culture-built-the-first-temple-on-earth/
Beyinsizler / Çeviri: Engin ALIR

43