Ana Sayfa Politika Sosyal 17 Ağustos 2019 705 Görüntüleme

“Ankara Barosu’ndan SARAY davetine ret: Atamızın huzurunda olacağız”

“Ankara Barosu’ndan SARAY davetine ret: Atamızın huzurunda olacağız”

Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 2 Eylül tarihinde yapılacak olan Yeni Adli Yıl Açılış Töreni için Yargıtay tarafından barolara yapılan davete, İzmir, İstanbul, Muğla, Antalya, Adana, Aydın ve Ordu baroları ret cevabı vermişti..

Ankara Barosu da Saray davetini reddetti. Baro’dan yapılan yazılı açıklamada, ‘yeni adli yılı saray çatıları altında değil, modern ve laik Cumhuriyet’i borçlu olduğumuz Ata’mızın huzurunda karşılayacak olan avukatlar da vardır ve sonsuza kadar hep var olacaktır.’ denildi

Son dakika.. Ankara Barosu’ndan SARAY davetine ret cevabı geldi: Biz, Saray çatısı altında değil, Ata’mızın huzurunda olacağız

Ankara Barosu’nun açıklamasını sosyal medya hesabından paylaşan Baro Başkanı Erinç Sağkan, “Bu ülke üzerinde yaşayan, sesi kısılmaya çalışıldıkça direnen, yeni adli yılı saray çatıları altında değil modern ve laik Cumhuriyet’i borçlu olduğumuz Atamızın huzurunda karşılayacak olan avukatlar da vardır ve sonsuza kadar hep var olacaktır” diye yazdı.

Yargıtay’ın davetini ‘üzüntüyle’ aldıkları vurgulayan Ankara Barosu, şu açıklamayı yaptı:

“ATAMIZIN HUZURUNDA OLACAĞIZ”

21’inci yüzyılda; modern, demokratik bir hukuk devletinde savunmanın ve savunmanın bağımsızlığının kutsallığı her türlü tartışmadan bağımsızdır. Bu bağımsızlık, insan onurundan ve bizzat hukuk idesinin kutsal varlığından doğmakta; geçici olan her türlü siyasal iradeden üstün niteliği üzerinde yükselmektedir. Kuşkusuz ki bu nitelik, modern yasaların hukuka uygun olarak kesintisiz uygulanması ile adaletin hiçbir ahval ve şerait altında birtakım kişi ya da kurumların vicdanına terk edilmemesini de kapsamaktadır. Geldiğimiz noktada, Türk Hukuk Sisteminin bu iki varlık sebebi de ortadan kaldırılmıştır. Bu söylemin delili ise normalleştirilmiş KHK hukuku zemininde kaosa evrilmiş bir sistem, bağımsızlığı kâğıt üzerinde dahi bırakılmayan YSK ve HSK gibi kurumlar, tutuklu avukatlar, liyakati senelerdir sistemli bir politikayla yerle bir edilmeye çalışılan hâkimlik ve savcılık mesleği ile sesi kısılmaya çalışılan savunma makamının bizzat kendisidir. Ancak belirtilmelidir ki; bu ülke üzerinde yaşayan, sesi kısılmaya çalışıldıkça direnen, yeni adli yılı saray çatıları altında değil modern ve laik Cumhuriyet’i borçlu olduğumuz Atamızın huzurunda karşılayacak olan avukatlar da vardır ve sonsuza kadar hep var olacaktır.

“YARGIDAKİ SİYASİ İTAHAKKÜM, BİR SARAY ÇATISI ALTINDA BİZZAT HUKUKÇULAR TARAFINDAN YENİDEN ÜRETİLMEKTEDİR”

Henri Lefebvre(1901-1991), mekânı kısaca toplumsal ilişkilerin yeniden üretildiği yer olarak tanımlar. Savunmanın yeni adli yılını tarafı kendinden menkul siyasal iktidara ait bir mekânda karşılaması ise siyasi tahakkümün bir saray çatısı altında bizzat hukukçular tarafından yeniden üretilmesidir. Bu sebeple; avukatların, hâkimlerin ve savcıların siyasal iktidara ait modası önceki yüzyılda geçmiş saray çatıları altında adli yılı karşıladığı, alkış tuttuğu ve edilecek bağımsızlık söylemlerinin bizzat bu alkışın tutulduğu mekânca çürütüleceği bir adlı yıl açılış töreninde bulunmamayı bir tercih değil, kutsal mesleğimizin ettiğimiz yeminle üzerimize yüklediği bir görev olarak görüyoruz.

43