Ana Sayfa Atatürk, Dinsel Kritik, Eğitim 7 Mart 2019 143 Görüntüleme

Zulüm 1938’de bitti öyle mi?

Zulüm 1938’de bitti öyle mi?

Bir gazete düşünün yaptığı tek şey insanları kışkırtmak olan. Bir televizyon kanalı düşünün ki, baskısının yapıldığı ülkenin kurucusuna hakaret etsin ve kendini o ülkenin mensubu görsün tüm bunları yaparken!

10 Kasım 2015 günü yaptığı bir haberde Zulüm 1938’de son buldu diyen Akit, Atatürk’e hakaret davasından beraat etti.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Akit TV Sorumlu Müdürü Ali Özken hakkında, “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret, Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veya kabrini kırma veya bozma” suçlarından 4.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açmıştı.

Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinde 7. celsesi görülen davanın duruşmasında Ali Özken hakkında beraat kararı verildi.

Beraat karının gerekçesi olarak “sanığın üzerine yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması” gösterildi.

Bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümünde yayınlandı yukarıdaki görüntü.

Atatürk, bu ülkenin kurucu lideri. İlk cumhurbaşkanı, başöğretmeni, baş komutanı! 1923’te kurduğu cumhuriyetin sade ve sadece 15 senesini görebildi. 15 sene de ne yapılabilir? Bir ülke, bir toplum ne kadar değişebilir? 15 sene çoğu şey için imkansızdır değil mi? Ama bunlar epi topu 15 senede yapıldı.

1924: Cumhuriyet’in 1. senesi:
Yeni bir ülke kalkınmak gerek; kalkınmak için fabrika gerek dedi. 1924 yılında Ankara Fişek Fabrikası kuruldu. Aynı sene Gölcük tersanesi kuruldu. Ticaret ve sanayiye destek amaçlı Türkiye İş Bankası kuruldu.

1925: Cumhuriyet’in 2. senesi:
1925 yılında önce Osmanlı döneminde açılan Feshane Yünlü Dokuma, Beykoz Deri ve Kundura ile Hereke ipekli ve Yünlü Dokuma Fabrikalarını devralarak işletilmesini sağlamak amacıyla Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu.

Bugün sürekli kırpılan Atatürk Orman Çiftliği de yine, tüm masrafları Atatürk tarafından karşılanarak 5 Mayıs 1925’te kuruldu.

Ülkedeki adaletin ve hukukun sağlanması amacıyla, 5 Kasım 1925’te Ankara Hukuk Fakültesi kuruldu.

1925 yılında silah, bomda ve teçhizat üretmek üzere Şakir Zümre fabrikası ve Adana Dokuma Fabrikası Atatürk’ün onayıyla özel sektör tarafından kurulmuştur.

Eskişehir Hava Tamirhanesi de yine 1925 yılında yani Cumhuriyet’in 2. yılında kurulmuştur.

1926: Cumhuriyet’in 3. senesi:
1926 yılında Alpullu Şeker Fabrikası, Uşak Şeker Fabrikası, Kayseri Uçak Fabrikası kurulmuştur. İnşaat demiri üreten ilk haddehane İstanbul’da kurulmuştur. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri, Bakırköy Çimento Fabrikası 1926’da faaliyete geçmiştir.

1927: Cumhuriyet’in 4. senesi:
Cumhuriyet 4. senesine geldiğinde var olan fabrikalara yenileri eklendi. Kırıkkale Mühimmat Fabrikası, Bünyan Dokuma Fabrikası ve Eskişehir Kiremit Fabrikası, Bursa Dokumacılık Fabrikası kuruldu. Aynı yıl Köy Öğretmen Okulları kurulmaya başlandı; İş Bankası ve Anadolu Ajansı’nın %70’ine sahip olduğu Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi kuruldu.

Bugün halen dimdik ayakta duran demiryollarından Ankara-Kayseri, Samsun-Havza-Amasya tren hatları yapımına başlanmış; sonraki beş yılda Amasya-Zile, Ankara-Sivas, Kayseri-Şarkışla, Kütahya-Emirler, Fevzipaşa-Gölbaşı, Gölbaşı-Malatya, Ulukışla-Niğde, Zile-Sivas, Kütahya-Balıkesir gibi tren hatları yapılmış ve demir ağlarla örülmeye başlanmıştır ülke.

1928: Cumhuriyet’in 5. senesi:
Elbette doktor gerekliydi. Elbette kendi yaramızı kendimiz iyileştirmek zorundaydık. 27 Haziran 1928’de bu amaçla Merkez Hıfzısıhha Müessesesi kuruldu.

1928 yılında Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası, Malatya Elektrik Santralı, Ankara Çimento Fabrikası, Gaziantep Mensucat Fabrikası kuruldu.

1928’de Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı. Dikkat ettiniz mi satılmadı, alındı!

1929: Cumhuriyet’in 6. senesi:
“Her fabrika bir kaledir” sözünü boşu boşuna söylememişti elbette Atatürk. Fabrika varsa, üretim vardı. Üretim varsa da söz hakkı… 6. seneye gelindiğinde de durmadı hiçbir şey. Ankara Havagazı Fabrikası, Ayancık Kereste Fabrikası, Trabzon Hidroelektrik Santralı ve İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası kuruldu.

Kamulaştırma devam etti: Mersin-Adana, Anadolu-Bağdat, Mersin- Tarsus Demiryolları yabancılardan satın alındı. Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı.

1930: Cumhuriyet’in 7. senesi:
Üretim, üretim, üretim… Ayakta kalmamızın tek yolu! 1930 yılında Kayaş Kapsül Fabrikası ve Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri kuruldu.

1931: Cumhuriyet’in 8. senesi:
Tüm bu yapılanlar ve öncesi mutlaka aktarılmalıydı gelecek nesillere, bu amaçla 15 Nisan 1931’de Atatürk’ün direktifleriyle Türk Tarih Kurumu kuruldu.

1932: Cumhuriyet’in 9. senesi:
“Öyle istiyorum ki, Türk dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar” dedikten 1 sene sonra, 12 Temmuz 1932’de Atatürk himayesinde Türk Dil Kurumu kuruldu.

1933: Cumhuriyet’in 10. senesi:
1933 yılında sanayi kuruluşlarına kredi vermek; tüm bankacılık işlerini yapmak ve sanayinin gelişmesine ilişkin tedbirler almak üzere Sümerbank kuruldu.

20 Mayıs 1933’te Devlet Hava Yolları (Türk Hava Yolları), Petrol Arama ve İşletme İdaresi ile Altın Arama ve İşletme İdaresi kuruldu.

1934: Cumhuriyet’in 11. senesi:
1934 yılında Eskişehir Şeker Fabrikası, Turhal Şeker Fabrikası, Konya Ereğli Bez Fabrikası, Bakırköy Bez Fabrikası, Bursa Süt Fabrikası, İzmit Paşabahçe Şişe Cam Fabrikası,  Zonguldak Antrasit Fabrikası, Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası, Keçiborlu Kükürt Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, Ankara, Konya, Eskişehir, Sivas Buğday Siloları, Kayseri Bez Fabrikası kuruldu.

1935: Cumhuriyet’in 12. senesi:
Şu aralar sadece deterjan reklamlarından bildiğimiz Etibank, 2 Haziran 1935’te devletin maden ve enerji ihtiyacını sağlamak amacıyla kurulmuştu. Aynı yıl  Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu. İstanbul Rıhtım Şirketi yabancılardan satın alındı.

Fabrikalar kurulmaya devam etti. 1935 yılında Nazilli Basma Fabrikası, Bursa Merinos Fabrikası, Gemlik Suni İpek Fabrikası kuruldu.

1936: Cumhuriyet’in 13. senesi:
1936’da Ankara Çubuk Barajı, Zonguldak Taş Kömürü Fabrikası, Malatya Sigara Fabrikası, Malatya İplik Fabrikası, Bitlis Sigara Fabrikası, Elazığ Şark Kromları İşletmesi kuruldu.

Nuri Demirağ Uçak Fabrikası, 1936 yılında kuruldu. İlk ciddi çalışmalar yine cumhuriyetin 13. yılında yapıldı.

Kamulaştırma 1936’da da devam etti. İzmir Havagazı Şirketi ve İstanbul Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.

1937: Cumhuriyet’in 14. senesi:
1937 yılında Malatya Bez Fabrikası, İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası, Karabük Demir Çelik Fabrikası kuruldu. Kozlu Kömür İşletmeleri yabancılardan satın alındı. Diyarbakır-Cizre demiryolu yapıldı. Trakya-İstanbul Demiryolları yabancılardan satın alındı. Urfa Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.

1938: Cumhuriyet’in 15. senesi:
1938 yılında, o hepimizin canından can alan Atamızla vedalaştığımız sene, Divriği Demir Ocakları, Sivas Çimento Fabrikası kuruldu.

Bunlarla bitmedi tabi ki… Ziraat Okulları, Yüksek Ziraat Enstitüsü, Halkevleri eğitime kültüre destek amaçlı kuruldu. Havacılığın gelişmesi için açılan Türk Kuşu, Uluslararası İzmir Fuarı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Devlet İstatistik Kurumu, Merkez Bankası, çok sayıda liman, demiryolu, üniversite yine bu dönemde yapılmıştır. En azından atlamadan yazabildiklerimiz bunlarla sınırlı.

Tüm bunları yapan ise, ömrü cephede geçen, canını dişine katan; bir milletin önünde savaştan savaşa koşan bir lider yaptı! Üstüne üstlük çöken bir imparatorluğun borçlarını ödeyen genç bir ülkenin kurucusu…

Şimdi zulüm 1938’de bitti öyle mi?

Bu ülkenin var olmasını sağlayan; özgürce yaşamanı, o yayını yapmanı sağlayan adam için bu sözler öyle mi? Ve tüm bunlarda suç yok öyle mi? Ne kadar yazarsak yazalım eksik kalan, bunca işten daha fazla ne yaptığınızı da bilmek isterdim. Belki bir dahaki yayınınızda insanlara hakaret etmek, insanları kutuplaştırmak yerine varsa yaptığınız hayırlı bir iş onları yayınlarsınız.

1938’e gelince giden bir yiğit, ardında milyonlarcasını bırakıp gider ve bıraktıkları, o yiğidin yaktığı ateşi hiç söndürmez! O ateşin yaydığı ışık, bilim, kültür yok edecek karanlığınızı!   https://indigodergisi.com/2019/03/zulum-1938-de-bitti-oyle-mi/

41